Acele Kamulaştırma Nedir? Mülk Sahiplerinin Hakları ve İtiraz Yolları
Mülkiyet hakkı, Anayasa ile güvence altına alınmış temel haklardan biridir. Ancak kamu yararı gerekçesiyle devletin bu hakka müdahale edebildiği istisnai durumlar bulunmaktadır. Bu istisnai müdahalelerin başında acele kamulaştırma gelmektedir. Uygulamada sıklıkla tartışmalara konu olan acele kamulaştırma, özellikle mülk sahipleri açısından ciddi hak kayıplarına yol açabilmektedir.
Bu yazıda; acele kamulaştırmanın ne olduğu, hangi şartlarda uygulanabileceği, mülk sahiplerinin hakları, itiraz yolları ve yargı uygulamaları genel hatlarıyla ele alınmıştır.
Acele Kamulaştırma Nedir?
Acele kamulaştırma, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 27. maddesinde düzenlenen ve olağan kamulaştırma sürecinden farklı olarak taşınmaza derhal el konulmasına imkân tanıyan istisnai bir kamulaştırma yöntemidir.
Normal kamulaştırma sürecinde; bedel tespiti, uzlaşma görüşmeleri ve dava aşamaları tamamlandıktan sonra mülkiyet idareye geçerken, acele kamulaştırmada bu aşamalar beklenmeden taşınmaza el konulabilmektedir. Bu yönüyle acele kamulaştırma, mülkiyet hakkına en ağır müdahalelerden biri olarak kabul edilmektedir.
Acele Kamulaştırma ile Olağan Kamulaştırma Arasındaki Farklar
- Olağan kamulaştırmada uzlaşma ve dava süreçleri tamamlanır.
- Acele kamulaştırmada bedel henüz kesinleşmeden taşınmaza el konulur.
- Olağan kamulaştırmada mülk sahibinin pazarlık/uzlaşma imkânı daha geniştir.
- Acele kamulaştırmada süreler çok daha kısadır ve hak kaybı riski yüksektir.
Bu nedenle acele kamulaştırma uygulamaları, yargı denetimine sıkı biçimde tabidir.
Acele Kamulaştırma Hangi Hallerde Uygulanabilir?
Kanuna göre acele kamulaştırma ancak zorunlu ve istisnai durumlarda uygulanabilir. Uygulamada acele kamulaştırmaya konu edilen başlıca durumlar şunlardır:
- Milli savunma ihtiyaçları
- Enerji ve altyapı projeleri
- Büyük ulaşım projeleri
- Afet riski bulunan bölgelerdeki zorunlu müdahaleler
Ancak her kamu projesi acele kamulaştırma için yeterli değildir. “Acelelik” unsurunun somut, objektif ve zorunlu nedenlere dayanması gerekir.
Acele Kamulaştırma Hukuka Aykırı Olabilir mi?
Evet. Danıştay ve Anayasa Mahkemesi kararlarında da vurgulandığı üzere, acele kamulaştırma istisnai bir yöntemdir ve keyfi biçimde uygulanamaz.
Hukuka aykırılık şu durumlarda gündeme gelebilir:
- Kamu yararı kararının soyut ve gerekçesiz olması
- Gerçek bir acelelik halinin bulunmaması
- Ölçülülük ilkesinin ihlal edilmesi
- Mülk sahibinin savunma hakkının fiilen ortadan kaldırılması
Bu tür durumlarda acele kamulaştırma işleminin iptali mümkündür.
Mülk Sahiplerinin Hakları Nelerdir?
Acele kamulaştırmaya maruz kalan mülk sahipleri tamamen korumasız değildir. Sahip olunan başlıca haklar şunlardır:
- Acele kamulaştırma kararına karşı iptal davası açma
- Bedel tespitine itiraz etme
- Bilirkişi raporlarına karşı beyanda bulunma
- Kamulaştırma bedelinin artırılmasını talep etme
- Gerekli hâllerde yürütmenin durdurulmasını isteme
Bu hakların etkili biçimde kullanılabilmesi için sürelerin titizlikle takip edilmesi gerekir.
Acele Kamulaştırmaya Karşı Açılabilecek Davalar
-
İptal Davası
Acele kamulaştırma kararının hukuka aykırı olduğu durumlarda idari yargıda iptal davası açılabilir. Bu dava, kararın dayanağını ve acelelik unsurunu hedef alır. -
Bedel Artırım Davası
Acele kamulaştırma sonrası belirlenen bedelin gerçek değeri yansıtmadığı durumlarda adli yargıda bedel artırımı talep edilebilir. -
Yürütmenin Durdurulması
Şartları varsa, telafisi güç zararların önlenmesi amacıyla yürütmenin durdurulması talep edilebilir.
Acele Kamulaştırma Bedeli Nasıl Belirlenir?
Acele kamulaştırmada bedel, mahkemece görevlendirilen bilirkişi heyeti tarafından belirlenir. Değerlendirmede şu kriterler dikkate alınır:
- Taşınmazın konumu
- Emsal satışlar
- İmar durumu
- Kullanım amacı
- Gelir potansiyeli
Uygulamada en sık karşılaşılan sorun, bilirkişi raporlarının taşınmazın gerçek değerini yansıtmamasıdır. Bu nedenle raporların dikkatle incelenmesi büyük önem taşır.
Acele Kamulaştırma Davalarında Avukatın Önemi
Acele kamulaştırma davaları; idare hukuku, taşınmaz hukuku ve bilirkişilik uygulamalarının iç içe geçtiği son derece teknik davalardır. Bu süreçte yapılacak küçük bir hata, geri dönüşü olmayan hak kayıplarına yol açabilir.
Bu nedenle, acele kamulaştırma sürecinde bir kamulaştırma avukatı desteği almak; sürelerin doğru yönetilmesi, bilirkişi raporlarına etkin itiraz edilmesi ve taşınmazın gerçek değerinin korunması açısından önem taşır.
Sık Sorulan Sorular
Sonuç
Acele kamulaştırma, mülkiyet hakkına doğrudan ve ağır bir müdahale niteliği taşır. Bu nedenle her somut olayda hukuka uygunluk denetimi yapılmalı, mülk sahipleri haklarını bilinçli şekilde kullanmalıdır. Sürecin başında atılacak doğru adımlar, telafisi mümkün olmayan zararların önüne geçebilir.