Kamulaştırma sürecinde en çok uyuşmazlık çıkan başlıklardan biri “bedelin geç ödenmesi” ve bunun doğurduğu faiz / değer kaybı meselesidir. Özellikle yüksek enflasyon dönemlerinde, bedelin geç ödenmesi yalnızca “birkaç ay gecikme” değil; taşınmaz malikinin mülkiyet hakkının ekonomik değerinin erimesi anlamına gelir. Bu yüzden faiz, teknik bir hesap kalemi olmaktan çıkar; doğru talep edilmediğinde ciddi hak kaybına dönüşür.
Bu sayfada
Faiz neden kritik?
Kamulaştırmada bedelin “geç ödenmesi”, çoğu dosyada alım gücü kaybı etkisi yaratır. Bu nedenle faiz; sadece teknik bir hesap kalemi değil, mülkiyet hakkının ekonomik değerini koruyan önemli bir unsurdur.
Hangi faiz türleri gündeme gelir?
1) Kanuni faiz (3095 sayılı Kanun)
Uygulamada “kanuni faiz” ifadesi, temel olarak 3095 sayılı Kanun kapsamındaki yasal faiz oranlarını işaret eder. Oranlar dönemsel olarak değişebildiği için uzun gecikmelerde hesaplama dönemlere bölünerek yapılır.
2) “En yüksek faiz” yaklaşımı (kamulaştırmada tartışmalı alan)
Kamulaştırmada taksit/ödenmemiş bedel senaryolarında “en yüksek faiz” yaklaşımı gündeme gelebilir. Somut dosyada uygulanacak oran, talep stratejisi ve yargısal uygulamaya göre değerlendirildiğinden, dilekçede faiz talebinin açık formülasyonu önemlidir.
Faiz başlangıç tarihi nasıl belirlenir?
Faiz başlangıcı; dava tarihi, tescil/teslim, kesinleşme ve fiilî ödeme tarihi gibi unsurlara göre değerlendirilir. Uygulamada en sık tartışılan konu, bedelin tespit edildiği tarih ile ödemedeki gecikmenin “gerçek karşılık” üzerinde yarattığı etkidir.
Faiz hesaplaması (pratik mantık)
Faiz hesabı yapılırken mahkeme kararındaki hüküm fıkrası ve uygulanacak faiz türü belirleyicidir. Genel fikir vermesi için:
Faiz = Ana para × Yıllık oran × (Gün / 365)
Yaklaşık ek tutar ≈ Ana para × Aylık oran × Ay sayısıNot: Kamu alacakları rejiminde ay kesri ve teknik hesap yöntemleri farklılık gösterebilir.
Geç ödeme halinde talep edilebilecek haklar
Aşağıdaki hak başlıkları, kamulaştırma dosyalarında en çok kullanılan “talep seti”dir. Somut olayın tarihleri, ödeme şekli ve kararın içeriğine göre kapsam değişebilir.
a) Asıl alacak + faiz talebi
- Kamulaştırma bedeli / artırım (fark) bedeli ödenmediyse,
- Gecikme varsa faiz talebi gündeme gelir.
b) Enflasyon / değer kaybı kaynaklı ek zarar (munzam zarar) iddiası
Bazı dosyalarda, yalnızca faiz değil; faizin telafi edemediği aşkın zarar (paranın alım gücü kaybı) ayrıca gündeme gelebilir.
Bu başlık, her somut olayda ayrıca ispat ve değerlendirme gerektirir (dosyanın delil yapısı ve yargılama süreci belirleyicidir).
c) Yargılama giderleri ve vekâlet ücreti
Davada haklılık durumuna göre yargılama giderleri ve vekâlet ücreti de sonuçta önemlidir (özellikle uzun süren kamulaştırma dosyalarında).
d) İlamlı icra / tahsil yolları
Kesinleşmiş mahkeme kararı varsa (ve idare ödemeyi geciktiriyorsa) ilamlı icra ile tahsil gündeme gelebilir. Burada da faiz kalemi, kararın hüküm fıkrası ve kapsamına göre şekillenir.
e) İhlal iddiaları (uygun koşullarda)
İç hukuk yolları tüketildiği halde, geç ödeme ve yetersiz telafi nedeniyle mülkiyet hakkı ihlali iddiası doğuyorsa somut olaya göre bireysel başvuru değerlendirmesi gündeme gelebilir.
Hak kaybını önleyen kontrol listesi
- Tüm tarihleri netleştirin: dava tarihi, tescil/teslim, kesinleşme, ödeme tarihi, varsa ara ödemeler
- Faiz talebini açık yazın: Faiz çoğu zaman “fer’i alacak” olsa da, talep edilmesi ve doğru formülasyon önemlidir.
- Karar metnini kontrol edin: Hüküm fıkrasında faiz türü/bitiş tarihi nasıl düzenlendi?
- Uzun gecikmelerde dönemsel hesap yapın: Oran değişiklikleri varsa dönemlere bölün
Sık Sorulan Sorular
Kaynakça
- 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun (Mevzuat)
- Resmî Gazete (karar/tebliğ metinleri)
- Anayasa Mahkemesi (AYM) – kararlar ve basın duyuruları
- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası (TBMM resmî metin)
- TBMM Web Yayınları
Oranlar ve uygulama dönemsel olarak değişebilir. Sayfa yayımlandıktan sonra güncel oranlar için kaynak sayfaların kontrol edilmesi önerilir.